5. Sayı
Bu sayının çıktığı zaman öyle bir zaman ki hem 1 Mayıs’ı, hem Gezi Haziran ayaklanmasının yıldönümünü hem de Onur ayını geride bıraktık. Bu üç önemli vaktin ardından belki de hepsini tekrar tekrar düşünmek ve dersler çıkarmak gerekiyor. Bir yandan artık gözlerin mücadeleci sendikalar ve öncü örgütlerin üzerinde olduğu bir 1 Mayıs’ı geride bıraktık, bir yandan Gezi Haziran ayaklanmasında ya da Mart ayaklanmasında nasıl daha ileri gitmeliydik diye düşünmeliyiz, bir yandan da Onur ayının nasıl daha örgütlü ve kitlesel ilerlemesini sağlayabileceğimiz üzerine kafa yormalıyız.
4. Sayı
Dünya bir eşikten geçiyor. Kapitalizm çöküşünü geciktirmek, yavaşlatmak için sınır dışında savaşlara başvuruyor. Emperyalizm Filistin’i İran’ı, Venezuela’yı, Küba’yı, Rojava’yı ve dünya halklarını hedef alıyor. Ama biz biliyoruz ki yanında durulması gereken, birlikte saf tutulması gereken ne emperyalist devletler, ne molla rejimleridir. Saflarımız dünya halklarının, işçi sınıfının, emekçi kadınların safıdır.
3. Sayı
Günümüzde Türkiye edebiyatının, camianın ciddi bir kısmı tarafından ciddi bir mesele olarak ele alınmadığına, hatta bazılarınca adeta bir hobi olarak görüldüğüne şahit oluyoruz. Bir ülkenin edebiyatını bırakın ileri götürmeyi, buna layık bile görülmeyecek noktaya getireceğini düşündüğümüz bu tutum, bizi yaptığımız işi tekrardan düşünmeye ve daha ciddi ve “hayalci” bir tutum sergilemeye itti. Bu yüzden, attığımız her adımı, yazdığımız her kelimeyi daha da fazla düşünmeye başladık.