Bilinmezlik

.

.

Eskisi gibi olamıyorum. Deniyorum mutlu olmayı, tıpkı yokuşta zorlanan bir araba gibi şansımı zorluyorum. Bekliyorum hür olmayı, kalemim dertten çıktığında belki daha çok ilham bulurum. Deniyorum. Fazlasıyla deniyorum.  Ocakta aşım var elbet ama derdin içinde bir başım var.

Bekliyorum huzuru, sakinliği. Yaşadığım günlerin hesabını soracağım biri yok. Derdin sebebi insan değil, hayat. Yazdığımda ruhum hafifliyor mu bilmiyorum. Günler, geceler akıyor ama ben tutamıyorum. Zaman öyle bir hain ki… Akıp gidiyor ellerimden. Ben arkasından el sallamaya bile vakit bulamıyorum.

Dertlerin arasında oturup yazmaya çalışıyorum. Bir çıkış yolu arıyorum. Sığınıyorum ama sığıntı kalıyorum. Geziyorum satırlarda ama eve kapanıyorum. Bekliyorum bir çıkış yolu ama bulamıyorum.

Tüm yollarıma beton dökülmüş. Ben ya batıyorum ya da çıkamıyorum. Aradığım huzuru verecek olan toprak mı ki? Öldükten sonra anlamı olmaz ki hiçbir şeyin. Ben yaşamak istiyorum. Dolu dolu, yarınlar yok gibi. Yapamıyorum. Üzerimde bir ölü toprağı var, ölüleri bile kaldırıyorum feryadımla ama toprak kalmaya devam ediyor. Deniyorum. Çabalıyorum. Nedenini bilmiyorum.

Bilinmezliğe doğru yelken açıyorum ama ne çare. Sonumu ne görüyorum ne de biliyorum.