Deniz Faruk Zeren ile Röportaj

.

.

Deniz Faruk Zeren ile, kendisinin “Yağmur Kuşları” adlı kitabının incelemesini yayınladıktan sonra hem kitap hakkında, hem de hayatının diğer alanlarına dair bir röportaj yaptık. Röportaj Leyla Yelken tarafından yapıldı.

Leyla: Öncelikle kitap oldukça sürükleyici ve yoğun bir okuma deneyimi sunuyor. Pasajlar halinde yazılmış olmasının hikayeye etki eden bir anlamı var mı? Neden bu biçimi tercih ettiniz?

Deniz Faruk Zeren: Micro ya da minimal öykü, yaygın kullanımla küçürek öykü, kısa kısa öykü de deniyor, biçim ve içerik olarak ruhunu sadelik, yoğunluk ve derinlikten alıyor. Buradan bakınca hiç de kısa kısa pasajlar denilemez bence. Elbette bilinçli bir tercih ve bu biçimi seviyorum; anlam derinliği kurcalamak, kovalamak güzel.

Leyla: Ben kitabı okurken kitabın dünyasının soğuk bir yer olmasına karşın karakterlerin yoldaşlığını da hissettim, hatta biraz da sevdiğim insanlar olduğu için aklıma Deniz Gezmişler, Sinan Cemgiller geldi. Yer yer özellikle gece tasviri olan öykülerde aklıma Suruç olayları da geldi. Sizin de aklınızda bir yoldaşlık kurgusu var mıydı karakterleri oluştururken? İlham aldığınız, karakterlerin oluşumu sırasında aklınızda bulunan kişiler var mıydı?

Deniz Faruk Zeren: Sizin aklınıza onlar geldiyse ne mutlu bana. Elbette genel olarak benim ilham aldığım, karakterleri oluştururken duyumsadığım, size geçen hislerin aynısıdır.

Leyla: Kitapta bir absürt teması olduğunu da düşündüm okurken, yer yer çok yoğun hissettim hatta. Gerçekten böyle mi? Felsefi anlamda absürt bir dünya mı yaratmak istediniz?

Deniz Faruk Zeren: Absürt bir dünya mı, gerçeğin anlatmaya yetmediği bir dünya mı demeliyim bilmiyorum. Ama felsefesi galiba galiba bu, arayış.

Leyla: Karakterlerin isimlerinin geçmemesi de dikkatimi çeken bir unsur oldu. İsimlerinin olmaması şahsen benim onlarla kendimi daha çok bağdaştırmamı sağladı. Böyle bir niyetle mi isimsiz karakterler oluşturmak istediniz?

Deniz Faruk Zeren: İsimleri ve mümkün oldukça cinsiyetleri belirsiz. Okur dilediği gibi seslenip kabul edebilir.

Leyla: Dünyayı betimlerken, tasvir ederken aklınızda bulunan, size bu konuda yardımcı olan yerler var mıydı?

Deniz Faruk Zeren: Galiba vardı ama ben oranın neresi olduğunu bilmiyordum, hiç gitmemiştim, ama oraya gitmek istiyordum çağlardan birinde.

Leyla: Kitap yazma serüveniniz nasıl başladı. Küçük yaştan beri yazıyor muydunuz, yoksa hayatın ilerleyen yıllarında mı başladı kariyeriniz?

Deniz Faruk Zeren: Bir kariyerim olduğunu düşünmüyorum. Kariyer yapmak gibi bir amacım yok. Yazma serüvenim geç yaşlarda başladı, belki genç yaşlarda ama daha ötesi değil.

Leyla: Şu an üzerinde çalıştığınız bir proje var mı? Hakkında ufak bir ipucu almamız mümkün mü?

Deniz Faruk Zeren: Bir roman düşünüyorum doğrusu ama nasıl sürdüreceğimi bilmiyorum.

Leyla: Gelecekte kitaplar dışında senaryo yazımı gibi yazın alanının farklı türlerine de girmeyi düşünüyor musunuz? Ben şahsen sizin yazdığınız bir senaryoyu izlemek isterdim mesela.

Deniz Faruk Zeren: Senaryo hiç bilmediğim bir iş ama ben zaten bazı öykülerimin senaryo olduğunu düşünüyorum laf aramızda.

İlginizden, emeğinizden dolayı size çok teşekkür ederim, başarılar dilerim.

Leyla: Biz de bu güzel röportaj için Deniz Faruk Zeren’e teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.