İnsanlık olarak tarih boyunca hep en iyiyi bulmayı hedefledik. Lakin bu ideali ararken etik kavramını birçok kez unuttuk. 1883 yılında Francis Galton tarafından ortaya atılan bir kavram olan öjeni, zamanında çok insanın hayatını mahvetti. Çoğunluk bu kavramı Hitler ile eşleştirmiştir. Oysaki daha eskilere dayanmaktadır bu kavram. İlk başta Amerika’da California’da faaliyete geçen, azınlıkları ve akıl hastalarını rızaları olmadan kısırlaştırma eylemleriydi. Sonrasında Hitler derken insanlık rızaları olmadan kısırlığa, üremeye hatta ölüme mahkûm edildi. Aslında bu kavram bir hayaldir. İnsanlık için mükemmellik doğal olarak mümkün değildir. İşin tarihî, bilimsel ve can alıcı kısımlarını atlıyorum ve günümüze geliyorum.
Günümüzde başka bir boyut kazanmıştır bu idea. Adına öjeni denilmez, estetik denilir. “Presentable görünüş” denilir. Genetik mühendisliği denilir. Birçok şey denilebilir. Lakin amaç, görmek isteyenler için hep aynıdır. Bütün mükemmellik kavramları gibi bu da görecelidir. Yaşadığımız sistem köleleşmiş, kusursuz görünen, umursamaz ve kontrol edilebilir köleler hayal eder. Hatta öyle ki çocukluğumuzda görünüşümüz için yargılandığımız zamanları hatırlayın, az değildir. Yine de bir şekilde kendimizi olduğumuz gibi sevmeyi öğrenen kişiler olduk. Çünkü kusur gözlerdedir. Mükemmel insan fikri bir yanılsamadır aslında. Her insan olduğu gibi güzeldir.
Estetik kavramı hayatımıza çok yanlış bir yerden girmiştir. Aslında sanattaki ve yaşamdaki güzelliği temsil eder. İnsanlar tarafından sırf daha çok beğenilmek için yapılan keyfi ameliyatlarla1 alakası yoktur. Elinde son model telefon, beyninde sadece tüketim açlığı olan, birbirine benzeyen insanlar sistemin bir ürünüdür. Çünkü insan ne kadar doğadan uzaklaşırsa ve ne kadar birbirinden ayrıştırılırsa o kadar kontrol edilebilir bir canlıdır. Fark edeceksiniz ki nadiren hayat kalitemizi geliştirecek çalışmalar yapılır. İnsan ömrünü uzatmak, genetik hastalıkları çözmek, bizi sağlıklı yaşamaya götürecek çalışmalar azdır ve popüler değildir. Ama kalçamızın, göğüslerimizin boyutu, burnumuzun ne kadar kalkık veya dudaklarımızın ne kadar şişik olacağı milim milim hesaplanır ve önümüze sunulur. Bunu kurbağa teorisi ile yavaş yavaş ve biz farkına varınca iş işten geçecek şekilde yaparlar. Yüzümüze bir anda çarpacak olsalar hepimiz isyan ederiz. Bütün insanlar birbirine benzemeye başlayınca ettiğimiz şikâyet gibi. İş işten çoktan geçmişti.
Bazı fikirler iyilik adı altında satılır ama bedeli ağır ödenir. Bu fikirler zamanla şekil değiştirir ama yine de bir şekilde karşımıza çıkmaya devam eder. İyilik için yapılabilecek eylemler ana akım ve sistem sayesinde para amacıyla kullanılır. Her farkındalık önemlidir. Ne kadar geç olursa olsun. Her birimiz bizleri gütmek isteyen sistemin parçasıyız. Kaderimiz kendi elimizde oysaki. Kara koyunlar olarak dışlanma ihtimalimiz yüksek elbette. Ama gözünü açabildiğimiz her insan kârdır. Yıllar sonra her insan birbirine daha çok benzeyecek ve tüketim çılgınlığı daha da artacak. Azar azar bu suda haşlanmaya devam edeceğiz. Haberler sayesinde artık hissedemez duruma geldik bile. Daha büyük haberler karşımıza çıktığında sistem tarafından çoktan ele geçirilmiş kişilerin sessizliklerini izlemeye devam edeceğiz. Bir gün gökten uzaylılar inse bile o kadar uyuşmuş halde olacaklar ki tepki vermeyecekler. Fazla alıştırıldılar çünkü. Bizler ise kara koyunlar olarak uzaylılar bizi kaçırsın diye dua etmeye devam edeceğiz. Bütün kara koyunlara sevgiler.
- Mecburen estetik ameliyat geçirmiş ya da geçirecek olan kişilere yönelik değildir. Sırf canı istediği için bu ameliyatlara giren insanlar için söylenmiştir. ↩︎
