-
Tüketim çılgınlığı: Kendisi bir son, farkındalığı ise bir başlangıç
Bugün tüm dünyayı kasıp kavuran ve bazı bilim insanlarına göre türümüzün sonunu getirecek o konuyu konuşacağız; tüketim çılgınlığı ve buna bağlı olarak gelişen sorunlar. Giriş olarak zamanında bizim de aklımıza takılan şu soruyu sormak istiyorum: İnsan gibi doğada tüketici konumda olan bir varlığın bu işleyişi sürdürmesinin neyi çılgınlık olabilir ki? Kısaca nedir bu “tüketim çılgınlığı?”…
-
Modern öjeni
İnsanlık olarak tarih boyunca hep en iyiyi bulmayı hedefledik. Lakin bu ideali ararken etik kavramını birçok kez unuttuk. 1883 yılında Francis Galton tarafından ortaya atılan bir kavram olan öjeni, zamanında çok insanın hayatını mahvetti. Çoğunluk bu kavramı Hitler ile eşleştirmiştir. Oysaki daha eskilere dayanmaktadır bu kavram. İlk başta Amerika’da California’da faaliyete geçen, azınlıkları ve akıl…
-

Girne Gemi Kazası: 8 Kişi Yaşamını Yitirdi
Girne-Taşucu seferini gerçekleştiren ve içinde mürettebat dahil olmak üzere 267 kişi bulunan gemi, kalkışından kısa süre sonra alabora oldu. Kazada 8 kişi yaşamını yitirirken 18 kişinin arama çalışmaları sürüyor. Girne kıyılarının 2 kilometre açığında yaşanan kazanın ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 3 günlük yas ilan edildi. Henüz bulunamayan 18 kişinin bulunması amacıyla Türkiye ve KKTC…
-

Bilinmezlik
Eskisi gibi olamıyorum. Deniyorum mutlu olmayı, tıpkı yokuşta zorlanan bir araba gibi şansımı zorluyorum. Bekliyorum hür olmayı, kalemim dertten çıktığında belki daha çok ilham bulurum. Deniyorum. Fazlasıyla deniyorum. Ocakta aşım var elbet ama derdin içinde bir başım var. Bekliyorum huzuru, sakinliği. Yaşadığım günlerin hesabını soracağım biri yok. Derdin sebebi insan değil, hayat. Yazdığımda ruhum hafifliyor…
-

Acının Gerçekleri
Çoğu kimse çocukluğunda, bazı yanlış ve eksik tutumlardan kaynaklı ruhunda acılarla yaşar. Peki, ruhumuzdaki yaraları sarma şeklimiz nasıldır? Kendimizi yine benzer tutumlara, bizim acımıza tanıdık gelen durumlara sokarak yaralarımızı ne derecede iyileştirebiliyoruz? Genellikle yaramızı aşık olarak sarmaya çalışırız. Çocukluğumuzda bize tanıdık gelen ortamı, o huzur kırıntılarını anımsatan kişilere çekiliriz. Çocukluğumuz ne kadar acı dolu geçmiş…
-
Eşliksiz’in Haziran-Temmuz 2026 Tarihli 5. Sayısı Çıktı!
Eşliksiz’in ülkemizde ve dünyada ayaklanmalarda ölümsüzleşenlere adanan 5. sayısı çıktı. Hem 1 Mayıs’ı, hem Gezi Haziran ayaklanmasının yıldönümünü, hem de Onur ayını geride bıraktığımız bir zamanda çıktığına vurgu yapılan sayıda lubunya temalı yazılardan transhümanizme, öykülerden şiirlere geniş bir çeşitlilikte yazı bulunuyor. Bu üç önemli vaktin ardından belki de hepsini tekrar tekrar düşünmek ve dersler çıkarmak…
-
Ruh Hastası
Onunla ilk tanıştığımda onun diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştım. Benim diğer kölelerime benzemiyordu. Bana karşı koyma cesareti gösteriyor, oynadığım akıl oyunlarına karşılık veriyordu. Onu da bir parazit misali ele geçirmem, bana karşı çıktığı için cezalandırmam gerekiyordu. Nasıl bana teslim olmuyordu ki? Diğerlerinden farkı ne? Neden benim küçük nesnem olmayı bir nevi ödül olarak görmüyordu ki? Bana…
-
Sevginin Çarpanlarına İç Döküş
Ben arkadaşlarıma aşık olmam. Aşık olmadıklarımın arasından arkadaş seçerim. O, sade bir zihin birlikteliğidir. Anlaşmak ve anlaşılmak isterim. Düşüncelerimin ve varlığımın sevilmesi kafidir. Her anımda yanımda olmasa da olur, ben de onun yanında olmasam da olur. İstemediğimde bana ulaşmasın, sevgimiz bir alış-veriş üzerine kurulmasın. Uzaktan birbirimize değer verelim ve yan yana geldiğimizde çok iyi zaman…
-
Yapay zeka müziği, müziğin sonu mu?
Suno’yu hepimiz duyduk: Bir yapay zeka müzik üretimi uygulaması. Yapay zekanın basit bir görseli bile oluşturamadığı zamanlardan, gerçeğiyle arasındaki farkı anlamanın neredeyse mümkün olmadığı şarkılar yaptığı zamana, baktığımız zaman çok kısa bir sürede geldik. Teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesi, şu soruyu beraberinde getiriyor: Yapay zeka, insan müzisyenlerin yerini alabilir mi? Yapay zeka müziği, müziğin sonu…
-
Kirlilik mi çok seslilik mi? Bir grafiti savunusu
Sokağa çıkınca ilk gördüğümüz şeyler binalar, binalara bakınca da duvarlardaki çeşitli grafitileri görüyoruz. Bazılarının ne anlama geldiğini bilmiyoruz, bazıları okuyamadığımız etiketlemeler, bazıları politik sloganlar, bazıları da iki sevgilinin baş harfleri. Görüntü kirliliği diyip geçiyoruz çoğu zaman, çünkü birçoğu da güzel görünmüyor. Son zamanlarda sokaktaki duvarları boyayan, yazılamaları ve grafitleri silen adam gündemde. İlk bakışta adamın…
-
Genel grev ne işe yarar: Seattle Genel Grevi
Özellikle 19 Mart’ta başlayan Saraçhane Eylemleri sürecinde duyduğumuz bir slogan, “Genel Grev, Genel Direniş” sloganıydı. Slogan henüz yerini bulmadı, hatta sonrasında 1 Mayıs’ta birçok kitle partisi ve sendikalar, 1 Mayıs alanı olarak Taksim’i değil, Kadıköy’ü seçerek kitlelerin tepkisini çekti. O zamanlardan beri artık kitlelerde aynı heyecan yok, ülke genelinde birçok eylem olsa da ya kitlelerin…
-
Deniz Faruk Zeren ile Röportaj
Deniz Faruk Zeren ile, kendisinin “Yağmur Kuşları” adlı kitabının incelemesini yayınladıktan sonra hem kitap hakkında, hem de hayatının diğer alanlarına dair bir röportaj yaptık. Röportaj Leyla Yelken tarafından yapıldı. Leyla: Öncelikle kitap oldukça sürükleyici ve yoğun bir okuma deneyimi sunuyor. Pasajlar halinde yazılmış olmasının hikayeye etki eden bir anlamı var mı? Neden bu biçimi tercih…
-
Geçmişe yüklenen anlam nedir?
İnsan bazen bir zamana değil, bir hissin içine dönmek ister. Günlerden bir gün, hiçbir şey olmamış gibi otururken ansızın kalbinin içinden ince bir sızı yükselir; ne adı tam konulabilir ne de nedeni açıkça söylenebilir. İşte o an, geçmiş kapıyı çalmadan içeri girer. Sessizce, usulca, ama bir o kadar da derin… Geçmiş dediğimiz şey, aslında yaşanmış…
-
Deniz Faruk Zeren, “Yağmur Kuşları” kitap incelemesi
Bu yazıda Deniz Faruk Zeren’in Yağmur Kuşları adlı öykü kitabını inceleyeceğiz. Öncelikle kitabı okurken farklı duyguları yaşadık, daha uzun sürmesini istedik ve sonunda da hafif bir burukluk ve kitapta birçok zaman hissettiğimiz bitmemiş bir yolculuk hissini yaşadık. Kitap kısa olmasına ve pasajlardan oluşmasına rağmen hızlıca okunup bitirilecek bir kitap değil, yavaş ve özenli bir okuma…
-
Yoksullaşan dil mi, duygusuzlaşan insan mı?
Sormak istiyoruz: Bir duyguyu anlatmak için en son ne zaman kelimelere ihtiyaç duydun? Gerçek kelimelere… Kestirip atıyor musun, tek kelimelik ifadelere mi sığdırıyorsun tüm hislerini? Cümle kurmak, hislerimizi, hayatımızı detaylıca anlatmak artık neredeyse yok olmak üzere. Biz mi yanlış düşünüyoruz yoksa siz de bizimle hemfikir misiniz? Eskiden yazılan mektuplar, biten mürekkepler… Şimdi ise bir klavye…
-
Köpek balıkları: Doğanın değeri bilinmeyen koruyucuları
Yıllarca bizi korkuttukları bir konudan bahsetmek istiyorum. Jaws filmi veya Megalodon filmi gibi içerikler sayesinde hep onlardan korktuk. Sanki denizdeyken bir anda bir tanesi gelip bizi yiyecek gibi hissettik. Aslına bunun olma olasılığı bazı araştırmalara göre küresel ölçeğe bakıldığında 28 milyonda bir ila 3.75 milyonda birdir. Yani yıldırım çarpma olasılığı olan 600 binde birden bile…
-
Gökyüzünde kaplumbağa yılı
“gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorumyerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hepve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.” (…) – Birhan Keskin / Y’ol – Taş Parçaları Şairin, nakış gibi işlenmiş her şiirinde uzun yıllarca gezdim, dolaştım hatta bazen yatıya kaldım. Yukarıda alıntıladığım dizeleri de onlardan biri. Bu ara sıklıkla “ev” meselesini ve insanın “ait…
-
Eda Gizem Arslan – Ölümün Gölgesinde (UMBRA MORTIS) kitap tanıtımı
ÖLÜM KAPINI ÇALDIĞINDA NEREYE KAÇABİLİRSİN? Lara’nın hayatı semtinde işlenen seri cinayetlerden sonra bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. Kurbanlarını çarpı işaretiyle damgalayan bir katil… Korkuya teslim olmuş bir semt ve giderek daralan bir çember. Peki, sen katili bulabilecek misin? Yoksa bir sonraki kurban sen mi olacaksın? Kitabımın tanıtımında geçen “Yoksa bir sonraki kurban sen mi…
-
İnsan/laş/ma
Ulusal bir kanalda rastladığım haber sonrası bu yazıyı yazmaya karar verdim. Şimdiden söylemeliyim ki bu, bir rahatsızlığın dile getirilişidir. Gönüllülük temelinde faaliyet gösteren STK kuruluşlarını takdir ediyorum ve sözüm onlara değil, ancak STK’ların sadece insanlar içinmiş gibi davranılmasına karşı tepkiliyim. Yazımın başında bahsettiğim bu haber, rehber köpekleri ile ilgiliydi. “Türkiye’nin görme engelli vatandaşlara rehberlik eden…


